9 Haziran 2009 Salı

İnsan neden kendine acı çektirir…

Beni terk ettikten sonra beni tekrar arayıp saatlerce telefonda konuştun. Ben de buna izin verdim. Nasıl olsa bitirmiştim içimde ve üzülmeyecek, hiçbir şey hissetmeyecektim. Dün hayatımın en güzel günlerinden biriydi. Egom okşanmıştı. Hala beni seviyosun ve özlüyosun. Bunların artık önemi olmaması gerekiyo, herkese söylediğim yalan: “Ben bitirdim, ama çok eğleniyorum onun için açıyorum telefonlarını”. Gerçi yine aramayacaksın bir süre, anca sıkılınca, dinleyecek, didişecek birine ihtiyacın olunca, huzur isteyince arayacaksın. İstediğini alıp ve bana istediğimi verip gideceksin yine. Ne kadar sürer bu, sen yenisini bulana karar, ya da ben senden vazgeçip artık senin istediğini vermeyene kadar. Şimdi dön desen, yeniden deneyelim desen, hayır tabi ki… Dıştan hayır, içten fırtına, nefesim kesilir, evet ben seni istiyorum, ama olmayacak ki. Artık büyümüşüm ben, öyle derler adama, saçmalama yaşı geçmiş. Kalbin yaşı yokmuş demek ki. Seni çok ama çok seviyorum. Sen adam olamicam ben diyosun. Evet olamayacaksın çünkü istemiyosun. Zor değil, yüz kere söyledim, hiç zor değil. Belki benden sonraki daha değerli olcak, ona verceksin bana veremediğini. Hani sevgi emekti, ben anladım, sen ne zaman anlarsın… Benden çoook sonra.
Ben kimseyle sevişmedim, sordun ya hani, al işte cevabı… Öpüşmedim bile, öpüşemem de herhalde bir süre. Eğer gelmeme izin verseydin ve ayrılmaya yüz yüze karar verseydik senden son bir isteğim olacaktı. Son bir kez öpmek istiyodum seni… Ben kimseyi seni öptüğüm gibi öpmedim. Kimseyi bu kadar uzun da öpmedim… İzin vermicektin kesin, vermezdin.
Duvarların uzayıp kalınlaşıyo ben yaklaşmaya çalıştıkça… Bu geçmiş zaman artık bi önemi yok. Biten bitmiştir… Her ne kadar duvarlarını yıkmaya çalışsan da şu an, bitmiştir…
Seni her ne kadar çok istesem de, sevsem de, hala içimde salakça bi umut olsa da “sen bana karşı bişey hissetmiyosun artık”. İyi söylemişsin bunu… Bitiren bu oldu işte, vazgeçme sebebim, amacına ulaştın, şimdi pişman olsan da tam isabet. Gerçi pişman mısın bilmiyorum… Seni az da olsa tanıyorum diye düşünürken tepetaklak olabiliyorum…
Oynuyosun benle ya aslında ve ben izin veriyorum, neden, hoşuma gidiyo… Sen beni gıcık etmeye çalıştıkça daha çok etkileniyorum, daha da fazlasını istiyorum… Sen dedin ya hala gıcık oluyosan beni hala seviyosun demektir. Yoo dedim… Evet… Sen de hala beni gıcık etmeye çalışıyosan hala seviyo musun yani, bu muydu aslında söylemeye çalıştığın…
Ne mi hissediyorum Işık, ne mi hissettim? Çok acıdı… hala yalnız havalarda sızlıyo; ama bitti, bitirdin…
İşte basit, çocukça, büyüyememiş, dengesiz, cahil bi aşk, saçma salak bi yazı!
Deniz senin yüzünden bu yazıları bloga koyamıyorum!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder