19 Haziran 2009 Cuma

ilk

Bu gece durumu öğrendi ilk sevgili... Kesin dumur oldu... msn'de yazdı yazdı sildi... seni yargılamıyorum dedi... anlam veremedi... ben sanki veriyorum... çok şikayetçi benden çoook... eskisi gibi dost olamıyo muşuz!!! Hay allah!!! Ne zaman dost olabilmiştik biz? Ha hakkını yemeyim olduk bir ara. İçiyoduk falan, iyiydi... Sen öptün ya önce, neden benden çıkarıyosun... Sorunlu olan benim artık, sen döndün eskiye, sildin attın... Ben hala aynı daldayım...


Gerçi dal kırıldı, düştüm o ayrı....

18 Haziran 2009 Perşembe

Nihayete Ermek

genellikle bitmesi beklenen ama yilan hikayesine donen, gereginden fazla uzayan, bitmesi konusunda genel bir talep ve istek olan durum ve olaylar icin kullanilir.
kaynak: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=nihayete+ermek
nihayete erdik...
votka + gözyaşı...

16 Haziran 2009 Salı

Cahilim ben...

Kıtır'da...
Kendini duygulara kaptırmış boş bir insan... İki kelimeyi bir araya getiremeyen... Ne kitap okudum çok çok ne de gazete... Anlamam siyasetten falan... Neye düşkünüm ben, neye ilgim var onu da bilmiyorum pek... Günüm nasıl geçer, ne yapar ne düşünürüm?
Basitim, özelliğim yok... Ha sır tutarım acayip... Kendimden bile saklarım... İnsanım, etten kemikten olmak, azıcık bir beyin yetiyorsa olmak için. Beynim öyle matematiğe falan da basmaz...
Hayvandan farkım ne? Onlar biraz daha az kompleks... Hayvanlar arasında da anormal olanlar, kendi cinsleri arasında kendini farklı hissedenler var mıdır? Havlamayan, havlamayı gereksiz bulan köpek mesela...
Of ya sıkıldım...

14 Haziran 2009 Pazar

Bencillik

Şöyle yazmışlar nette:
Bencillik depresyonu tetikliyor - çok mantıklı...
*Menfaat ön plandadır
*Kişileri etkilemeyi bilirler
*Öncü olmayı isterler
*Canları sıkıldığında herkesin canını sıkarlar
*Çok çalışırlar, başarılı olmak zorundalardır
Ekşi'de demişler ki:
*Başkasına zarar vermediği sürece en sağlıklı yaşam formu - bencillik zarar vermese zaten bencillik olmaz ki...
*İnsanı farkında olmadan yalnızlığa sürükleyebilecek kavram
*Aşkın en büyük katillerinden biri
*Mutlu bir hayatın tek formülü - tartışılır, bak yukarda ne dedik, yalnızlığa sürükler...

ve bunun gibi pek çok şey...

Sen seç artık hangisi bitirdi bizi...

Ayna

Diyelim internetten biriyle tanıştınız, konuştunuz ettiniz kaynaştınız... sonra telefon numaraları alındı, önce mesajlaşmalar sonra bir taraf dayanamaz işi aramalara döker, buluşana kadar artık karşıdaki yazı değil bir ses olmuştur. Ben bir sese bile aşık olabilecek kapasitede geniş bi kalbe sahibim herhalde çünkü kırıla kırıla hala çokça kırıntı var...
Bir süre sonra karşı sese bir tip oturtursunuz ister istemez kafanızda, hem onun anlattıklarıyla bağdaşan hem de sizin anlamak istediklerinizle oturan. Bu normal bir süreçtir bence, en azından benim için öyle... Garip olansa bunun benzerini kendimle yaşıyor olmam. Çok sık olmasa da arada sırada, uzun zaman aynaya bakmadıysam kendimi unutuyorum herhalde. Tipimi yani... Tip hiçbir zaman benim için öncelikli bir şey olmadı, ne kendimde ne başkasında... Sonuçta bir insanı sevmeye başladıkça güzelleşir gözünde... Ben kendimle, karakterimle tipimi oturtamıyorum bu durumlarda. Aynaya baktığımda şaşırıyorum, resmen bu kim ya oluyorum. Hani saçlarınızı kestirirsiniz de bir süre aynaya baktığınızda bir yabancıdır karşıdaki. Bu sadece bana mı oluyor acaba? İnsanlar da büyük ihtimalle tipimle karakterimi oturtamıyordur ilk etapta. Somurtkan, asabi (olmadığım zamanlar için söylüyorum), duygusuz belki, sert... Keşke 1 kere de olsa kendimizi başkasının gözünden görme şansımız olsaydı. Ha çok mu önemli, değil ama allaahım bir şans yaa!