Nedir bu?
Biriyle tanışmışsındır, ama baştan bellidir gidecek, buralardan değil, bırak şehri, memleket farklı... Hoştur, eğlencelidir, istemesen de beklemesen de bir yerinden yakalamıştır kalbinin ucunu. Süper vakit geçirirsin, dolu dolu yaşarsın her saati, onunlayken ne dert vardır ne tasa. Kasmaz, nerdeydin diye sormaz, günün nasıl geçti diye sorar... Beni niye aramadın, neden mesaj atmadın demez, aklına eser, canı ister arar, bir iki satır yazar yollar...
3-4 hafta sonra çeker gider mecburen memleketine??!! Dumur olur kalırsın, hani Eylül'de gidecektin???
Onu da kabullenir yürek, aşk yoktur çünkü, başka bir şeydir, en azından öyle olması umulur...
Sanırsın ki 1-2 güne kesilir mesajlar, özlem, istek; bir de bakarsın ki tam gaz devam... Mesaj gelir yürek hoplar, yine soruyordur "nasıl geçti günün", "neler yapıyorsun", "umarım çok güzel bir gün geçirirsin", "dün gece uyuyabildin mi" gibi...
Mailler atılır, fotolar yollanır, telefonlaşmalar başlar. Ses duyma olayı özeldir çünkü, gerçi uluslararası istekler issiz adamın cebine zarar ama bir yerden verir diğerinden kısarız:))
Görüşme imkanı çok kısıtlı, senede 1 ya da belki şanslıysak 2... Buna ne denir ki, ilişki desen olamaz, takılmak desen "cık" o kadar basit değil. Ne peki? Sonu yok bunun...
Damien Rice der ki:
I can't take my mind off you
I can't take my mind...
My mind...my mind...
'Til I find somebody new
Bu mudur yani?