Ortaokul – lise yıllarında zannedersem garip bir durum keşfetmiştim kendimde, belki de kendim yaratmıştım bunu, hala pek emin değilim. Hep çok düşünen az konuşan çok gözlemleyen biri olmuşumdur, küçüklüğümden beri bu böyle. Ne düşünürdüm, işte bu neden böyle davrandı, işte ben böyle yapmamalıyım, acaba söylediğime üzüldü mü, öyle garip ezik bir çocuktum herhalde, garip bir merhametim vardı, özellikle de yaşlılara karşı. Hep iyi, uslu, sessiz çocuktum sülalede, “gün”lerde övgüyle bahsedilen ve arada da nazar değdirilen bir çocuk… Büyüyünce anne olmak, doktor olmak, iyi olmak isteyen…
Büyüdükçe açılma gibi bir durum olmadı, hala sessiz, zor arkadaş edinen, çekingen, sakin ama doğru arkadaşı buldu mu da muzur, samimi, sıcak biri oldum. Düşüncelere gelince de büyüdükçe daha derin daha acı verici oldu tabi ki. Ergenlikti, aileyle sorunlardı ki en büyük sorunumuz benim içime kapanık olmamdı. Geceleri yattığımda dersti, ilişkilerdi, aileydi, abuk subuk kurar, uykularımı kaçırırdım. Böyle yaparsam bu olur, yok böyle yapmalıyım davranmalıyım… Hislerim biraz kuvvetli sanırım, durum söyle gelişiyordu… düşünüyorum düşünüyorum ama bir an aklımdan saniyelik bir sonuç ya da olcak şeyle ilgili bir sahne geçerdi. Sonra onu unutup gider yine devam ederim karar vermeye çalışmaya, ya da ne olacağını tahmin etmeye çalışmaya.
Belki milyonlarca kez olmuştur, her seferinde o 1 saniyeliğine aklımdan geçen ve benim unuttuğum şeyin tam tersi olmuştur her zaman, ama istisnasız. Ve ben her seferinde “allahım ben bunu düşünmüştüm zaten, biliyordum zaten!!!, KAHRETSİN” Her seferinde olacak şeyin tersini görüyordum, ama çok geç kalıyordum. Bu neydi bilmiyorum, geciken 6. His mi, kullanamadığım bir yetenek mi yoksa sadece beynimin bana oynadığı bir oyun muydu? Buna o kadar alışmıştım ki artık kullanabiliyordum, düşünecek, beynimi kurcalayacak güzel, bazen acılı, bazen gereksiz bir oyun. Artık alışmıştım az biraz kullanıyordum, yakaladığım oluyordu. Hehe evet bu kez biliyorum ne olacağını!!!
Enteresan olan herhalde TERSİ olması. Komiğim ben ya!
Ama bitti, yaklaşık bir senedir yapamıyorum bunu, olmuyor. Çok denedim, çok ihtiyacım vardı, geliştirmiştim biraz, kullanabiliyordum ve ender de olsa tutturuyordum. İhtiyacım vardı yine buna çünkü tabi ki kendimi yine zorlukların, imkânsızlıkların içine atmıştım! Ama yardımcım yoktu artık. Çalışmıyordu. Neden diye günlerce düşündüm. Bende bir de her soruna, her soruya cevap arama, bulma hastalığı vardır, hiçbir zaman mantıklı bir açıklaması olmayan şeyi kabullenememişimdir. O kadar iğrenç bir şey ki, ben bunla ömür boyu yaşarım herhalde, ya da psikolojik bir yardım almam gerekebilir çünkü yakında katlanabilecek gücüm kalmayacak.
Artık buna da alıştım, insan her haltı kabulleniyor da mesele kabullenene kadar işte…
Tersini hisseden ters kadın, ne zaman düzü vurmuş ki bana!
17 Temmuz 2009 Cuma
Azıcık saçmalayabilir miyim?
Cinsel kelimesi “cins”ten geliyor. 2 cins var kadın erkek. Neden sevişmeye, sekse “cinsel hayat” denmiş, “cinsel” kelimesi kadın-erkek, kadın-kadın, erkek-erkek gibi manalar içermiyor, genel bir kelime. Neden “eşcinsel” denmiş. Amaan TDK düşünsün bunu…
Bana eşcinsel denmesi, lezbiyen denmesi çok rahatsız ediyor beni, daha önce de yazmıştım sanırım bunu. Ama böyle olduğumu ben söyledim, neden rahatsız ediyor ki, manyak mıyım??? İnsan neden cinsel kimliğini açıklama gereği duyar ki? Neyse… ben beni duygusal anlamda tatmin edebilecek herkese aşık olabilirim sanırım…
Lan kafam amma karışık beeee!!! Koptum kendime…
İmdaaaat!!!
Sınırdayım galiba, çok az kalmış gibi hissediyorum, sanki birazdan çıldıracakmışım gibi, kendime hakim olamayacakmışım gibi... Daha önce de gelmişti bu hisler... Acaba bu sefer gerçekten olur mu?
Korktum valla, gidim de bi sigara içim!
Bunları okuyan varsa ne düşünüyordur acaba? Huhu, okuyan varsa ben sadece beynimden geçenleri öylesine yazıyorum buraya, anlaşıldığı üzere beynim pek sağlam değil... İçimi döküyorum, ona göre yani!
Sanırım istediğim kadar saçmalayabilirim...
Bana eşcinsel denmesi, lezbiyen denmesi çok rahatsız ediyor beni, daha önce de yazmıştım sanırım bunu. Ama böyle olduğumu ben söyledim, neden rahatsız ediyor ki, manyak mıyım??? İnsan neden cinsel kimliğini açıklama gereği duyar ki? Neyse… ben beni duygusal anlamda tatmin edebilecek herkese aşık olabilirim sanırım…
Lan kafam amma karışık beeee!!! Koptum kendime…
İmdaaaat!!!
Sınırdayım galiba, çok az kalmış gibi hissediyorum, sanki birazdan çıldıracakmışım gibi, kendime hakim olamayacakmışım gibi... Daha önce de gelmişti bu hisler... Acaba bu sefer gerçekten olur mu?
Korktum valla, gidim de bi sigara içim!
Bunları okuyan varsa ne düşünüyordur acaba? Huhu, okuyan varsa ben sadece beynimden geçenleri öylesine yazıyorum buraya, anlaşıldığı üzere beynim pek sağlam değil... İçimi döküyorum, ona göre yani!
Sanırım istediğim kadar saçmalayabilirim...
16 Temmuz 2009 Perşembe
Değişir mi?
Artık hayattan beklentilerimi, isteklerimi, tarzımı, her şeyi değiştirmeye karar verdim. Denemek için çok da geç değil herhalde. Daha 31 yaşındayım (bunu yazarken gülümsedim, “daha” kısmına). Ne kadar da basit geliyor düşününce beklentilerimi, yazınca… Düzenli bir iş, huzurlu… düzenli, basit bir ilişki, kompleksleri olmayan, içinde bencillik barındırmayan, bol dokunmalı, hissetmeli bir ilişki… Olmuyormuş, aslında basit değilmiş, en zorunu istiyormuşum. İnsanoğlu gitgide bencilleşmiş, herkes kendine dönmüş, içine kapanmış, maskeler takmış, yüzeysel olmuş… Benim sonum da onlar gibi olacak. Mutluluk oradaymış, insanın kendi içindeymiş, tek geceliklerdeymiş, karşındakinden kendini gizlemekteymiş mutluluk…
Ben kötü olmak istiyorum, bencil, düşüncesiz, anlayışsız, merhametsiz! Kalp kırmak, acı çektirmek... Öğreniyorum ama, az kaldı... Antalya eğitimi tamamlandı, biraz da Ankara... Antalya çok başarılıydı. Hiç yaşamadığım iyi kötü birçok duygu yaşadım. Hayatımın en güzel öpüşmesi, hayatımın en iradesiz, zayıf zamanları ve şimdiye kadar tanıdığım en dengesiz anlaşılmaz kadınıyla...
Ben kötü olmak istiyorum, bencil, düşüncesiz, anlayışsız, merhametsiz! Kalp kırmak, acı çektirmek... Öğreniyorum ama, az kaldı... Antalya eğitimi tamamlandı, biraz da Ankara... Antalya çok başarılıydı. Hiç yaşamadığım iyi kötü birçok duygu yaşadım. Hayatımın en güzel öpüşmesi, hayatımın en iradesiz, zayıf zamanları ve şimdiye kadar tanıdığım en dengesiz anlaşılmaz kadınıyla...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)